9 Şubat 2013

bak oradayım



çalmaya kıyamazsın


*** Ben karşıdan karşıya geçerken yavaşlamayan, aynı hızla canavar gibi üstüme gelen tüm araçların plakalarını trafiğe hatta insan hakları kuruluşlarına bildirme kararı aldım. Karnım burnumda hamile halimle penguen gibi karşıya geçme savaşı verirken bu aygırlar tarafından paniklettiriliyorum. Yaya geçidi bildiğin çizgili falan, oradan geçiyorum ha. Böyle insanlığı olmayanların cinsel hayatlarında , ya da beyin gelişim süreçlerinde ve hatta hayata dair tüm girişimlerinde başarısız olduklarını düşünüyorum. Bu kadar neyi bastırdılarsa bilinçaltlarına artık araç sahipleri, trafikte şiddet yaptıklarını düşünüyorum. Bir hamilenin üzerine araba sürmek için ne bastırmış olabilir bu manyaklar? Annesine mı kızgın acep? Bu öküzlüğün sebebi başka türlü açıklanamaz.
Yollar, caddeler hiç insani değil artık.

*** Hayatta bırakmayacağım diye düşündüğüm sigarayı senin sayende bıraktığım için senin kesinlikle bir melek olduğunu düşünüyorum. Seni öğrenir öğrenmez dakikasında sigaradan vazgeçtim. arkadaşlarımızın,” Hamileyken güzelleştin” demelerinin sebebi sigarayı bırakmanın verdiği cilt ve saç güzelliği. Açık ara eminim. Gözlerimin feri geri geldi sanki. Sırf bu yüzden bile minnettarım sana bebek. Sen olmasan sigarayı bırakmayı bile aklımdan geçirmemiştim. Teşekkür ederim küçük ayak.

*** Bebek beni muma çevirdin.

*** Sol yanıma yatıp uyuyorum. Sırtüstü kaçamağı yapsam da arada sola dönüyorum tekrar. Sağ değil, doktor sol tarafına illa dedi. Hamilelikte böyle. Sen daha fazla oksijen al diye bebek. Sol bacağımı hissetmiyorum, o kadar sıkıcı. 
Yüzüm şişti, dudaklarım şişti. Yüzüm patates gibi, popom karpuz gibi olsa da dudaklarımdan memnunum. Ayna karşısında Bridget Bardot rolü oynamak eğlenceli olabiliyor.

*** Bu son aylarda insan kendini, yürürken penguen, uzanırken manda, yemek yerken obez, yere bir şey düştüğünde çaresizlikten avanak gibi hissedebiliyor. Şişman Amerikan, aynı kılıf komedyenler olur hani, öyle bir roldeyim. 
Doğunca hepsine değersin diyeceğim, derin bir oh çekerek. Belki beraber bir oh çekeriz. Gerçi sanmıyorum, 7-8 seneye kalmaz çıktığın yere geri dönmek isteyebilirsin. Hepimiz öyle istedik. koşarak.

***  Ve söz --asla çok çok fedakar anne olup senin önünü kapamayacağım. Hem senin hem de kendi özgürlüğüm için.boğulmayalım.  
söz -- seni toplumun baskılarına, halk hurafelerine, elalemin düşüncelerine önlerine yem olarak atmayacağım. Seni hep onlardan, sen izin verdiğin ölçüde koruyacağım.
-- seçme hakkını ezip geçmeyeceğim.
Yaşayalım, görelim.
***   Şu anda bu post’u ucunda püskülleri olan Liverpool şapkasıyla yazıyorum. Elimde jelibon. Jelibon yiyen anne mi olurmuş? Benim annem yemezdi. Kadın olgunmuş. Ben ümitsiz vak’a.
Jelibon’u bilmem ama püsküllü dev Liverpool şapkasına alışabilirsin en azından diye düşünüyorum. Fazla anaçlığın sana da bana da zararlarını biliyoruz. Öyle olursam beni uyar bebek. Acı biberli jelibon ver bana.

*** O kadar tatlı olacaksın ki ilk doğduğunda mini mini sırıtacaksın beşiğinde. Umarım bunun gazına gelip bir yerini ısırmam. Aklım çıkacak o kesin. Allahımm, sevimliliğinden çıldırmasam bari. 3G görüntüne bakınca bile Hagi’nin golünü görmüş gibi deliriyorum. Gerçi bu babanın golü ıhıımmmmm neyse.
Küçük kafalı, küçük popolu, küçük ayaklı, küçük elli. Düşünsene babanla biz de o kadardık.
Beşiğinde 1 pembe panter var. Baban küçükken onun oyucağıymış, onsuz bir yere gitmezmiş küçük Ali, kuyruğundan sürüye sürüye gittiği yere götürürmüş. şimdi senin de oyuncağın. Sen de sürükle gitsin.
Amman hayat seni sürüklemesin.
*** Acayip jelibon havuzuna düşesim var. Paketleri minicik, bitti mi apışıyorum. Fena. Beatles günümüzde olsaydı “jelibon fields” şarkısı kesin yapardı bence.

28 Aralık 2012

elton & george





Elton John & George Best

28 Kasım 2012

together





George Harrison vs. Bob Dylan (1969)


 
Template Design By:
SkinCorner